Tamamlanmış Doktora Tezler
| Tez Başlığı | Öğrenci Adı | Program | Tez Danışmanları | Yıl |
|---|---|---|---|---|
|
İngilizceyi Akademik Amaçlı Öğreten Okutmanların Mesleki Gelişiminin Andragojik Bir Mercekten Eleştirel Analizi
Bu çalışma, Türkiye'de bir vakıf üniversitesinin Yabancı Diller Yüksekokulu'nda görev yapan İngilizceyi Akademik Amaçlı Öğreten (EAP) okutmanlara yönelik sürekli mesleki gelişim (CPD) sistemini andragojik bir mercekten incelemektedir. Durum çalışması deseniyle yürütülen araştırma, 31 katılımcıyla yapılan görüşmeler ve odak grup görüşmeleri, araştırmacı alan notları ve yöneticilere uygulanan Kişisel Yetişkin Öğrenme Stili Envanteri'nden elde edilen verilere dayanmaktadır. Analiz, abdüktif tematik analiz yoluyla yürütülmüştür. Bulgular, hizmet içi/kurum içi mesleki gelişimde andragojik uyumun yalnızca etkinlik türüne ya da sunulan faaliyet hacmine bağlı, sabit bir özellik olmadığını; bunun, mesleki gelişim döngüsünün nasıl yönetildiği tarafından belirlendiğini göstermektedir. Yöneticilerin PALS yanıtları yetişkin öğrenmesi ilkelerine duyarlılığa işaret etse de, bu yönelim uygulamaya tutarlı biçimde yansımamıştır. Uyum, uygulama aşamasında görünürken, ihtiyaçların, gündemlerin ve kanıt gerekliliklerinin belirlendiği daha erken aşamalarda zayıflamıştır. Bu durum, temel meselenin yalnızca yetişkin öğrenmesi ilkelerinin benimsenip benimsenmediği değil, aynı zamanda kurumsal koşulların bu ilkelerin sürekli mesleki gelişim üzerinde etkili olmasına izin verip vermediği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgu, yetişkin öğrenmesinin kurumsal bağlam tarafından dolayımlandığını ortaya koyarak Knowles'a yöneltilen eleştirilerle ilişki kurmaktadır. Bu doğrultuda çalışma, koşullu andragojiyi savunmakta ve kurumsal bağlama duyarlı altı yeniden tasarım önerisi sunmaktadır. |
Kezban ALTUNTAŞ ÖZBEN | Eğitim Bilimleri | Havva Ayşe Caner | 2026 |
|
Öğretmenlerin veriye dayalı öğretimsel karar vermelerini desteklemeye yönelikbir mesleki gelişim modelinin tasarlanması
Bu çalışma, bir uygulama topluluğu temelli mesleki gelişim modelinin, öğretmenlerin veriye dayalı karar alma süreçlerini farklı bağlamlarda nasıl destekleyebileceğini araştırmaktadır. Tasarım tabanlı araştırma yaklaşımına dayanan çalışma, tasarım ve korelasyonel olmak üzere birbirleriyle ilişkili iki alt çalışmadan oluşmaktadır. Birinci tasarım çalışması, üç mikro döngüden oluşmuştur: (1) alanyazın taraması ve ihtiyaç analizi (2) tasarlanan mesleki gelişim modelinin ilkokul ve ortaokullarda uygulanması ve (3) tasarımın değerlendirilmesi. İlk uygulamadan elde edilen bulgular doğrultusunda tasarım gözden geçirilmiş ve modelin eğitsel veri kullanım kültürünün yerleşik olduğu farklı bir bağlamda nasıl işlediğini araştırmak üzere ikinci tasarım çalışması gerçekleştirilmiştir. Tasarımla eş zamanlı yürütülen korelasyonel çalışmada ise öğretmenlerin öğretimsel veri kullanımını yordayan faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Bu çalışma, iki ölçeğin Türkçeye uyarlanması ve çoklu regresyon analizi içermektedir. Regresyon modeli, öğretmenlerin öğretimsel veri kullanımını anlamlı şekilde yordamıştır. Veriyi tanıma ve uygulamada öz yeterlik, iş birliği ve okul ve veri özellikleri anlamlı yordayıcılar olarak bulunmuştur. İki alt çalışmanın bulguları bir araya getirilerek nihai tasarım ilkeleri oluşturulmuştur. Elde edilen sonuçlar, bağlamsal duyarlılığa sahip, kuramsal temelli ve ampirik olarak desteklenen bir öğretmen öğrenme modeli ortaya koymaktadır. Bu araştırma, öğretimsel veri kullanımı literatürüne katkı sağlamakta ve sürdürülebilir, iş birliğine dayalı mesleki gelişim uygulamaları için pratik öneriler sunmaktadır. |
Beyza İNCEÇAM | Eğitim Bilimleri | Emine Erktin | 2025 |
|
Mülteci topluluklarında yetişkin eğitiminin rolü: Suriyeli mülteci kadınların deneyimleri
Suriye'de 2011 yılında başlayan savaş, yakın tarihin en önemli mülteci krizlerinden birine yol açmıştır. Dünyanın en büyük Suriyeli mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan Türkiye, geniş çaplı sosyal ve ekonomik etkilerle karşı karşıyadır. Mülteciler, temel hizmetlere sınırlı erişim, psikolojik stres ve yeni bir çevreye uyum sağlama zorlukları gibi çok sayıda zorlukla karşı karşıyadır. Kadın mülteciler, toplumsal cinsiyete dayalı tarihsel eşitsizlikler nedeniyle ek zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu çalışma, yetişkin eğitiminin Suriyeli mülteci kadınların deneyimlerini nasıl şekillendirdiğini araştırmaktadır. Bu nitel çalışma, son üç yıl içinde Türkiye'de yetişkin eğitimi programlarına katılan 24-52 yaş arası Suriyeli mülteci kadınlarla 2023 yılında yapılan derinlemesine, yüz yüze görüşmeleri kullanmıştır. Bulgular, yetişkin eğitiminin Suriyeli mülteci kadınlara duygusal iyileşme ve kişilerarası bağlantı için bir alan sunduğunu göstermektedir. Sosyal destek ve yapılandırılmış öğrenme yoluyla mülteciliğin zorluklarını aşmak için bir platform görevi görmüştür. Zaman içinde kadınlar tecrübelerini dil yetkinliği, ekonomik katkı ve kültürel adaptasyon ile ilişkilendirmiştir. Aidiyet ve güçlenme, kadınlar kendilerini güvende hissettiklerinde, tanındıklarında ve dahil edildiklerinde ortaya çıkan sonuçlardır. Düşünme, etkileşim ve süreklilik için alan sağlayan eğitimler, kadınların kimliklerini yeniden yorumlamalarına, güven inşa etmelerine olanak tanır. Kadınlar karar alma süreçlerinde sorumluluk almaya teşvik edildiklerinde, hem kişisel hem de sosyal alanlarda daha fazla etkinlik göstermeye başlarlar. Yetişkin eğitimi, kadınların yaşadıkları gerçeklikler ve sosyal bağlamlarla uyumlu olduğunda fark yaratır. |
Nagehan PAKDAMAR TÜZGEN | Eğitim Bilimleri | Havva Ayşe Caner | 2025 |
|
Matematik öğretmeni aktörlüğünü teşvik etmek i̇çin katilimci bir öğrenmeortami tasarlamak: İkilemlerden ortak eyleme
Günümüzde matematik eğitimi reformları, öğretmenlerden öğrencilerin iddialı ve adil öğrenmelerine duyarlı öğretim pratikleri geliştirmelerini talep etmekte; bu da öğretmenleri öğrenmenin etkin öznesi olarak konumlandıran mesleki gelişim (MG) modellerine ihtiyaç doğurmaktadır. Çalışma, öğretmenlerin mesleki öğrenmelerinde aktörlük geliştirmelerini destekleyen bir öğrenme ortamı tasarlayarak yanıt vermektedir. Katılımcı Matematik Öğretmeni Öğrenme Ortamı (PMTLE), tasarım araştırması yöntemiyle geliştirilmiş ve Türkiye'de bir MG organizasyonuna bağlı hizmet içi matematik öğretmenleriyle uygulanmıştır. Biçimlendirici müdahale ve sosyokültürel kuram perspektifinden aktörlük kavramsallaştırmalarına dayanarak geliştirilen PMTLE, öğretmenlerin ortak sorunları tanımlayıp analiz etmelerini ve özgün mesleki öğrenme etkinlikleri tasarlamalarını desteklemiştir. Nitel veri analizi, öğretmen aktörlüğünün oluşumunu incelemek ve tasarım unsurlarının süreci nasıl destekleyip engellediğini anlamak için Vasilyuk'un yaşantılama kuramı ile Bateson'un Öğrenme III kuramını kullanmıştır. Analiz, öğretmenlerin bireysel düzeyde içsel çatışmalarını açığa çıkardığını, MG ihtiyaçlarına dair bakış açılarını genişlettiğini, kolektif etkinliklere kişisel anlamlar yükleyip katılım için eğilim geliştirdiğini göstermiştir. Kolektif düzeyde ise sorunlarının ardındaki sistemsel çelişkileri tanımlayarak özgün mesleki öğrenme etkinlikleri tasarlayıp uygulamışlardır. Katılımcı temelli yansıtma ve duyarlı kolaylaştırıcılık öğretmenlerin etkin katılımını sağlamıştır. Çalışma, öğretmen aktörlüğünü teşvik eden, kuramsal ve ampirik destekli katılımcı bir MG modeli önermekte ve ilkeler sunmaktadır. |
Yeliz Günal AGGÜL | Eğitim Bilimleri | Diler Öner | 2025 |
|
Dil öğretiminde yaratıcı pedagoji yoluyla dönüşümsel öğrenme: Sanat entegrasyonu öğretmen eğitimi programının geliştirilmesi
Eğitimde standart çıktılara artan odaklanma, özellikle öğretmen merkezli yöntemlerin baskın olduğu dil öğretiminde yaratıcılığı sınırlamaktadır. Sanatın ders içeriklerine bilinçli biçimde entegre edilmesini amaçlayan sanat entegrasyonu yaklaşımı, bu soruna yönelik umut vadeden bir çözüm sunmaktadır. Ancak bu yaklaşımın daha geniş ölçekte uygulanması, sanat entegrasyonu ile ilgili kavramsal belirsizlikler ve öğretmen eğitimi yetersizliği nedeniyle sınırlı kalmaktadır. Bu eksikliği gidermek amacıyla, dil eğitmenlerine yönelik 7 haftalık çevrim içi bir eğitim programı tasarlanmış ve uygulanmıştır. Bu nitel vaka çalışması, 10 farklı üniversiteden 12 yabancı dil öğretim görevlisinin bu eğitimden nasıl etkilendiğini incelemektedir. Veriler, ön-son görüşmeler, haftalık yansıtma yazıları, araştırmacı günlüğü ve katılımcı ürünlerinden oluşan 10 haftalık bir süreçte toplanmıştır. Tematik analiz yöntemiyle, eğitimin katılımcıların sanat entegrasyonu anlayışları ile mesleki ve kişisel gelişimleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Bulgular, katılımcıların sanat entegrasyonuna dair anlayışlarının derinleştiğini; bunu yalnızca ek bir etkinlik değil, süreç odaklı ve pedagojik değeri yüksek bir yaklaşım olarak görmeye başladıklarını ortaya koymuştur. Mesleki açıdan, eğitim programı katılımcıların kuramsal temellerini güçlendirmiş, öğretimsel özgüvenlerini artırmış ve sanatla doğrudan iş birliği olmayan ortamlarda dahi disiplinlerarası yöntemleri uygulamalarını teşvik etmiştir. Kişisel düzeyde ise program, öz ifadeyi, duygusal farkındalığı ve yansıtıcı düşünmeyi destekleyerek katılımcıların öz güvenlerinin artmasına ve öğretim uygulamalarına yönelik yenilenmiş bir amaç duygusu geliştirmelerine katkı sağlamıştır. Bu bulgular önemli çıkarımlar taşımaktadır: kuramsal düzeyde, süreç odaklı sanat entegrasyonu eğitiminin öğretmenlerin kavramsal netliklerini ve yansıtıcı kapasitelerini geliştirdiğini ve disiplinlerarası uygulamalara zemin hazırladığını göstermektedir. Pratik açıdan ise, sanat temelli pedagojilere yönelik özerkliği, iş birliğini ve sürdürülebilir katılımı destekleyen esnek, uygulamalı mesleki gelişim programlarına duyulan gereksinimi ortaya koymaktadır. |
Tuğba YILDIRIM KUMBASAR | Eğitim Bilimleri | Gülistan Gürsel Bilgin, Fatma Nevra Seggie | 2025 |
|
Doktora eğitiminde öğrenci devamlılığı ve mezuniyeti üzerine fenomenolojik bir çalışma
Türkiye'de yürütülen bu tez, doktora eğitiminde kişisel, kurumsal ve akademik karmaşıklıkların öğrenci devamlılığı ve mezuniyeti üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışma, doktora derecesinin farklı aşamalarında olan 24 öğrenci ve 16 doktora terk birey ile yapılan birebir görüşmelere dayanmaktadır. Yorumlayıcı fenomenolojik analiz, bu katılımcıların mezuniyet veya okulu bırakma yolundaki karmaşıklıkları nasıl algıladıklarını vurgulamak için kullanılmıştır. Güvenilirlik ve inanılırlık, sahada doygunluk, akran değerlendirmesi, üçgenleme, üye kontrolü ve refleksivite yoluyla araştırmacı önyargısının açıklığa kavuşturulması yoluyla sağlanmıştır. Bulgular, katılımcıların demografik ve finansal geçmişlerinin, okulda kalma ve mezuniyet durumlarını şekillendirdiğini göstermektedir. Katılımcılar doktoraları sırasında iş-yaşam dengelerini korumakta, cinsiyete özgü zorlukların üstesinden gelmekte, bağımsız araştırma yapmakta ve danışman-danışan ilişkilerini yönetmekte zorlanmaktadır. Geleneksel yükseköğretim sistemi de katılımcılar için zorlayıcı görünmektedir. Katılımcılar benzer zorluklar yaşasa da destek mekanizmaları sınırlı olanların programlarını daha kolay bıraktığı görülmektedir. Mevcut model ve teorilerin, ülkeye özgü zorlukları ve fırsatları gözeterek güncellenmesi ve yeniden bağlamsallaştırılması gerekmektedir. Ayrıca bu tez, katılımcılar tarafından algılanan iç içe geçmiş zorlukları gösteren Doktora Eğitimindeki Karmaşıklıklar için Bileşik Etkileşim Bakış Açışı adlı yeni kavramsal çerçevelere temel olacak bir görsel sunmaktadır. |
Emine KARADUMAN | Eğitim Bilimleri | Gülistan Gürsel Bilgin, Fatma Nevra Seggie | 2024 |
|
"Doktora Eğitiminde Öğrenci Devamlılığı ve Mezuniyeti Üzerine Fenomenolojik Bir Çalışma"
Türkiye'de yürütülen bu tez, doktora eğitiminde kişisel, kurumsal ve akademik karmaşıklıkların öğrenci devamlılığı ve mezuniyeti üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışma, doktora derecesinin farklı aşamalarında olan 24 öğrenci ve 16 doktora terk birey ile yapılan birebir görüşmelere dayanmaktadır. Yorumlayıcı fenomenolojik analiz, bu katılımcıların mezuniyet veya okulu bırakma yolundaki karmaşıklıkları nasıl algıladıklarını vurgulamak için kullanılmıştır. Güvenilirlik ve inanılırlık, sahada doygunluk, akran değerlendirmesi, üçgenleme, üye kontrolü ve refleksivite yoluyla araştırmacı önyargısının açıklığa kavuşturulması yoluyla sağlanmıştır. Bulgular, katılımcıların demografik ve finansal geçmişlerinin, okulda kalma ve mezuniyet durumlarını şekillendirdiğini göstermektedir. Katılımcılar doktoraları sırasında iş-yaşam dengelerini korumakta, cinsiyete özgü zorlukların üstesinden gelmekte, bağımsız araştırma yapmakta ve danışman-danışan ilişkilerini yönetmekte zorlanmaktadır. Geleneksel yükseköğretim sistemi de katılımcılar için zorlayıcı görünmektedir. Katılımcılar benzer zorluklar yaşasa da destek mekanizmaları sınırlı olanların programlarını daha kolay bıraktığı görülmektedir. Mevcut model ve teorilerin, ülkeye özgü zorlukları ve fırsatları gözeterek güncellenmesi ve yeniden bağlamsallaştırılması gerekmektedir. Ayrıca bu tez, katılımcılar tarafından algılanan iç içe geçmiş zorlukları gösteren Doktora Eğitimindeki Karmaşıklıklar için Bileşik Etkileşim Bakış Açışı adlı yeni kavramsal çerçevelere temel olacak bir görsel sunmaktadır. Dizin Terimleri: Öğrenci tutulması; Öğrenci kaybı; Doktora eğitimi; Doktora öğrencileri; Lisansüstü eğitim; Lisansüstü öğrenciler |
Emine KARADUMAN | Eğitim Bilimleri | Gülistan Gürsel-Bilgin, Fatma Nevra Seggie | 2024 |
|
“Eğitim Mezatı”: Yeni Kapitalizm Perspektifinden Eğitimli Emeğin Kendini Farklılaştırma Çabası
Bu çalışma, işgücü piyasasında tutunmaya çalışan eğitimli emeğin, bir açık artırma alanına dönüşen eğitim alanında yeni eğitim tercihleri yapmak zorunda kaldığını iddia etmektedir. Bu nitel çalışma, özel sektörde güvencesiz istihdam ya da işsizlik deneyimi yaşamış 35-54 yaş arası eğitimli emeğin yeni eğitim deneyimlerini yeni kapitalizm perspektifinden anlamayı, anlamlandırmayı ve yorumlamayı amaçlamaktadır. On dokuz kişiyle gerçekleştirilen bu nitel çalışmada yorumlayıcı fenomenolojik analiz kullanılmış ve sonuçta altı ana tema, yirmi alt-tema ve yetmiş kategoriye ulaşılmıştır. Çalışma verilerinden, eğitimli emeğin çocukluktan itibaren eğitimi benimsediği, eğitimdeki başarısıyla rekabeti öğrendiği, eğitimi sayesinde istihdam edildiği, çalışma hayatında istihdam edilebilirlik ve kariyer için rekabet ettiği ve beşeri sermayesini sürekli yeniden üretme ihtiyacıyla motive olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, eğitimli emeğin piyasa odaklı stratejik maliyet analizine dayalı olarak eğitim müzayedesinden yeni bir eğitim programı seçtiği sonucuna varılmaktadır. Son olarak, eğitimli emeğin rekabette yeni bir eğitim deneyimi ile rakiplerinden farklılaştığına inandığı, kendini neo-eğitimli emek olarak konumlandırdığı ve işgücü piyasasında azalan pazarlık gücünü yeni bir eğitim deneyimi ile korumaya çalıştığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, yeni kapitalizmin işgücü piyasasında, eğitimli emeğin yeni bir eğitim deneyimi aracılığıyla rekabetin yoğunlaşmasına katkıda bulunduğunu ve böylece yeni eşitsizlik yaratarak mevcut eşitsizlikler arasındaki uçurumu genişlettiğini göstermektedir. Eğitim mezatı = Education auction, Eğitimli emek = Educated labor, Kendini farklılaştırmaçabası = Self-differentiation effort, Yeni eğitim tercihleri ve deneyimi = New educationpreferences and experience |
Birgül SARIOĞLU | Eğitim Bilimleri | Özlem Ünlühisarcıklı | 2024 |
|
Altın Yakalı Liderlerin Öğrenme Yolculuğu
"Bu çalışmanın amacı, altın yakalı liderler olarak bilinen üst düzey yöneticilerin altın yakalı lider olmayı nasıl öğrendiklerini araştırmaktır. Bu sayede liderlerin liderlik yolculukları boyunca yaşadıkları öğrenme deneyimlerinin daha iyi anlaşılması hedeflenmektedir. Bu araştırma nitel bir çalışmadır ve kurumlarında karar verme ve imza yetkisine sahip üst düzey pozisyonlarda bulunan 15 altın yakalı liderle yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Olağanüstü uzmanlıkları, stratejik vizyonları ve etkileriyle tanınan altın yakalı liderler genellikle önemli kişisel ve profesyonel gelişim sürecinden geçerler. Bu gelişim sadece yeni bilgi veya becerilerin edinilmesi değildir; etkili bir şekilde liderlik etme ve başkalarına ilham verme yeteneklerini geliştiren derin bir içsel dönüşümü içerir. Araştırma, bilgi ve becerilerin geliştirilmesinin otomatik olarak gerçekleşmediğini; liderlerin kendilerinden beklenen rolü anlamaları, yetkinliklerinin farkında olmaları ve beklentileri karşılamak için nelerin gerekli olduğunu bilmeleri gerektiğini göstermektedir. Bu süreçte liderlerin örgüt kültürü, iş dünyasının dinamikleri, kişisel değerler ve ilkeler gibi liderlik ve öğrenme yolculuklarını aynı anda etkileyen çeşitli faktörleri göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Varoluşsal öğrenme perspektifinden altın yakalı liderlerin öğrenme süreçlerini inceleyen çalışma, öğrenme yolculuğunun deneyimsel öğrenme, öz-yönelimli öğrenme ve dönüşümsel öğrenme gibi modelleri içeren ve bilgi edinmenin sosyal boyutunu vurgulayan karmaşık bir model olduğu sonucuna varıyor. Liderleri iş adaptasyonu, vizyon ve kapsayıcılık gibi kritik yetkinliklerle donatırlar. Bu yolculuk, liderlerin liderlik tarzlarını ve yetkinliklerini altın yakalı lider seviyesine yükseltmeleriyle sonuçlanır. Anahtar Kelimeler: Liderler; Öğrenme yolculuğu; İşyeri öğrenmesi; Liderlik Gelişimi |
Rukiye BEKTAŞ | Eğitim Bilimleri | Ayşe Havva Caner | 2024 |
|
Altın yakalı liderlerin öğrenme yolculuğu
Bu çalışmanın amacı, altın yakalı liderler olarak bilinen üst düzey yöneticilerin altın yakalı lider olmayı nasıl öğrendiklerini araştırmaktır. Bu sayede liderlerin liderlik yolculukları boyunca yaşadıkları öğrenme deneyimlerinin daha iyi anlaşılması hedeflenmektedir. Bu araştırma nitel bir çalışmadır ve kurumlarında karar verme ve imza yetkisine sahip üst düzey pozisyonlarda bulunan 15 altın yakalı liderle yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Olağanüstü uzmanlıkları, stratejik vizyonları ve etkileriyle tanınan altın yakalı liderler genellikle önemli kişisel ve profesyonel gelişim sürecinden geçerler. Bu gelişim sadece yeni bilgi veya becerilerin edinilmesi değildir; etkili bir şekilde liderlik etme ve başkalarına ilham verme yeteneklerini geliştiren derin bir içsel dönüşümü içerir. Araştırma, bilgi ve becerilerin geliştirilmesinin otomatik olarak gerçekleşmediğini; liderlerin kendilerinden beklenen rolü anlamaları, yetkinliklerinin farkında olmaları ve beklentileri karşılamak için nelerin gerekli olduğunu bilmeleri gerektiğini göstermektedir. Bu süreçte liderlerin örgüt kültürü, iş dünyasının dinamikleri, kişisel değerler ve ilkeler gibi liderlik ve öğrenme yolculuklarını aynı anda etkileyen çeşitli faktörleri göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Varoluşsal öğrenme perspektifinden altın yakalı liderlerin öğrenme süreçlerini inceleyen çalışma, öğrenme yolculuğunun deneyimsel öğrenme, öz-yönelimli öğrenme ve dönüşümsel öğrenme gibi modelleri içeren ve bilgi edinmenin sosyal boyutunu vurgulayan karmaşık bir model olduğu sonucuna varıyor. Liderleri iş adaptasyonu, vizyon ve kapsayıcılık gibi kritik yetkinliklerle donatırlar. Bu yolculuk, liderlerin liderlik tarzlarını ve yetkinliklerini altın yakalı lider seviyesine yükseltmeleriyle sonuçlanır. |
Rukiye BEKTAŞ | Eğitim Bilimleri | Havva Ayşe Caner | 2024 |
|
Quality Assurance Policies in Higher Education in Turkey: The Perceptions of the Key Stakeholders
|
Gülşah KISABACAK BAŞGÜRBOĞA | Eğitim Bilimleri | Fatma Nevra Seggie | 2022 |
|
Akademik Yazı ve Lisansüstü Öğrencilerin ve Danışmanların Deneyimleri: Eğitim Bilimleri Durumu
Bu çalışma, eğitim bilimleri alanında lisansüstü yazının kalitesini ve deneyimlerini sorgulamaktadır. Tipik bir lisansüstü çalışmanın üç temel bileşeni vardır; yazar, danışman ve metin. İki aşamalı bir yaklaşım kullanan bu çalışma, üç bileşeni de incelemektedir. Araştırmanın ilk aşaması, eğitim bilimleri alanında yazılmış lisansüstü tezlerin kalitesini incelemektedir. Kalite incelemesi bir intihal tespit programı kullanılarak, özgünlük ve intihal parametrelerine göre yapılmıştır. Eğitim bilimleri alanında yazılmış 600 tez ve tez analiz edilmiştir. Bulgular, örneklemin ortalama benzerlik indeksi olan %28.58’in eşik değerin önemli ölçüde üzerinde olduğunu göstermektedir. Yüksek düzeyde intihal içeren tezlerin oranı %34,5 olarak saptanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında, lisansüstü öğrencilerin akademik yazıya yönelik deneyimleri ve algıları ile danışmanların akademik yazıya ilişkin algıları ve danışmanlık uygulamaları, derinlemesine görüşmeler yapılarak ele alınmaktadır. 12 danışman ve 24 lisansüstü öğrencisi katılımcı olarak araştırmada yer almaktadır. MAQXDA yazılımı görüşmelerin içerik analizinin yapılması için kullanılmıştır. Bulgular, danışmanların ve öğrencilerin akademik yazının gerekliliklerini kavramakta güçlük çektiklerini göstermektedir. Katılımcılar, akademik yazıyı, sınırlı katkı sağlayan, farklı durumlarda kendini tekrar eden epidemik bir yazı tipi olarak anlamakta ve deneyimlemektedir. Eğitim çalışmaları alanındaki akademik yazının türsel niteliklerinin, intihal ve özgünlük sorunu olan tez yazımını açıklayabileceği öne sürülmüştür. Anahtar Kelimeler: Lisansüstü Yazı, Özgünlük, İntihal, Danışmanlık |
Ziya TOPRAK | Yetişkin Eğitimi | Ayşe Caner, Fatma Gök | 2022 |
|
Anne Olmak Üzerine Fenomenografik Bir Çalışma: Kavrayış Biçimleri ve Öğrenme Deneyimleri
Bu çalışmanın amacı, kadınların anne olma olgusunu farklı deneyimleme yollarını, “anne olmaya dair kavrayış biçimleri” ve “anne olmaya ilişkin öğrenme deneyimlerini yansıtma biçimleri” olmak üzere iki boyutta ortaya koymak ve betimlemektir. Bu iki boyuta dair varyasyonları araştırmak için nitel bir araştırma metodolojisi olan fenomenografi yaklaşımı kullanılmış ve araştırmanın verileri, farklı yaş, eğitim düzeyi, çalışma durumu ve çocuk sayısı özelliklerine sahip, hepsi anne olan 20 kadınla yapılan, yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Anne olmaya dair kavrayış biçimleriyle ilgili olarak, fenomenografik veri analizi yoluyla beş tanımlayıcı kategori keşfedilmiştir. Anne olmak; çok yönlü bir süreç, hayatı değiştiren bir deneyim, çeşitli zorluklarla mücadele, bir dizi belirli duygu ve kişisel özellik ve başkalarıyla dinamik bir etkileşim olarak ifade edilmektedir. Öte yandan, kadınların anne olarak öğrenme deneyimlerini yansıtma biçimleri; ebeveynlik bilgi ve becerilerinin edinilmesi, ebeveynlik bilgi ve becerilerinin yapılandırılması ve kendini dönüştürme olmak üzere üç tanımlayıcı kategori altında sunulmuştur. Annelik, bu olgunun gerçek öznelerine ait deneyimlerin ve ifadelerin son derece göz ardı edildiği ve çoğu zaman bu öznelerin “adına” konuşulan bir alan olduğundan, bu çalışmada, kadınların anneliği deneyimleme biçimlerinin mümkün olduğunca kendi ifade ettikleri haliyle sunulması ve seslerinin kolektif bir şekilde duyurulma çabası önem taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: Fenomenografi, Anne olmaya dair kavrayış biçimleri, Annelerin öğrenme deneyimleri |
Işık SABIRLI | Eğitim Bilimleri | Özlem Ünlühisarcıklı | 2022 |
|
Sosyal Hareketler yoluyla Dönüşüm: Yeni Sosyal Hareketlerin Katılımcılarının Deneyimleri
Bu çalışmanın amacı yeni sosyal hareketler esnasında katılımcıların edindiği deneyimleri ve bu katılımın daha sonraki hayatlarına etkilerini dönüştürücü öğrenme bağlamında incelemektir. Deneyimlerinin katılımcıların perspektiflerini nasıl şekillendirdiğini anlamak için nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ve uygulanan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Yirmi dört kişi yeni sosyal hareketlere aktif olarak katılmış insanlar arasından kartopu örneklemi yoluyla amaçlı olarak seçilmiştir. Bu çalışmanın bulgularını analiz etmek için tanımlayıcı kodlama, eş zamanlı kodlama ve son olarak da desen kodlamaya ek olarak In Vivo kodlama kullanılmıştır. Bulgular yeni sosyal hareketlere katılmak katılımcıların bilinç düzeylerinde, duygu ve hislerinde ve davranış ve alışkanlıklarında dönüşümle sonuçlandığını göstermiştir. Bulgular birçok katılımcının eleştirel düşünüm yoluyla önceden yapılandırılmış varsayımlarını yeniden formüle etmeleri gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Çalışma birçok katılımcının perspektif dönüşümü yaşadığını göstermiştir. Bunlara ek olarak, çalışma duygusal-ruhsal boyutun katılımcıların öğrenme deneyimlerinde büyük rol oynadığını göstermiştir. Mezirow ve Freire’nin teorik perspektifleri aracılığıyla yapılan veri analizinin ardından, sosyal hareketlerin dönüştürücü öğrenme deneyimlerini teşvik edebileceğini ve bunun da bireylerin fikirlerini, inançlarını, duygularını ve hareketlerini dönüştürebilecek bir süreçle sonuçlanabileceğini iddia edebiliriz. Anahtar Kelimeler: yetişkin eğitimi, dönüşümsel öğrenme, perspektif dönüşümü, sosyal hareketler, yeni sosyal hareketler |
Zehra BAHADIR KURUŞ | Eğitim Bilimleri | Özlem Ünlühisarcıklı | 2021 |
|
Hakikat Sonrası Dönemde Liderler için Program Geliştirme:
Sanat Temelli Yaratıcı Liderlik İletişimi Programı
Medya ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, yalan ve spekülatif mesajların büyük seyirci kitlesi tarafından hızlıca paylaşılabildiği, hakikatten genel bir uzaklaşmayı işaret eden ve hakikat sonrası şeklinde adlandırılan yeni bir dönemin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu dönemde, güçlü duygusal ve sosyal becerileri ile toplumda olumlu ve etik bir etki yaratabilecek liderlere ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu çalışmada, liderlik gelişimine yeni bir yaklaşımı zorunlu kılan Hakikat Sonrası Dönem’in gerekliliklerine uygun olarak üç ana amaç doğrultusunda, Sanat Temelli Yaratıcı Liderlik İletişimi Programı başlığıyla liderler için çevrimiçi bir sanat temelli öğrenme programı tasarlanmıştır. Programın amaçlardan ilki, liderlerin yaratıcı iletişim becerilerini; ikincisi, sanatın iyileştirici etkisini ve üçüncüsü ise, sanatla sosyal duyarlılığı artırmaktır. Programın tasarım ve uygulanmasından sonra, katılımcılar üzerinde hedeflenen etkiler analiz edilmiş ve ARTS Öğrenme Modeli geliştirilmiştir. Sonuçlar, amaçlanan bütün hedeflerin başarıyla gerçekleştiğini ortaya çıkarmış ve ayrıca, programın dönüştürücü etkisi uzun dönemde kanıtlanmıştır. Bu sırada, ortaya çıkan Covid-19 pandemisi ve dijital dönüşüm süreci, programın etkilerini artırmıştır. En fazla gelişim iyileşme etkisinde görülürken en az değişim ise sosyal duyarlılıkta çıkmıştır. Program boyunca, Hakikat Sonrası Dönem’in akıldışı işleyişi hakkında oluşturulan farkındalık, sosyal duyarlılık skorlarını olumsuz etkilemiştir. Sözsüz iletişim unsuru olarak duygusal beceriler, sosyal becerilerden daha çok artmıştır. Sonuç olarak, programın Hakikat Sonrası Dönem’de liderler için başarılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat temelli öğrenme, öğretim tasarımı, yaygın eğitim, sosyal duygusal beceriler, eylem araştırması, liderlik, iletişim, yaratıcılık, hakikat sonrası (post-truth) |
Burcu ERTÜRK KILIÇ | Eğitim Bilimleri | Fatma Nevra Seggie, Zeynep Kızıltepe | 2021 |
|
Altın-Yakalı İşçilerin Enformel İşyeri Öğrenme Deneyimleri
Bu araştırma ile şirketlerde üst düzey yönetici olarak çalışan altın-yakalı işçilerin, enformel işyeri öğrenme deneyimlerini anlamak; kariyerleri boyunca enformel olarak ne, nasıl ve neden öğrendiklerini incelemek hedeflenmiştir. Araştırma nitel bir çalışma olarak tasarlanmış ve veriler, yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çalışma, karmaşıklaşan görev ve sorumluluklarla uğraşırken daha iyi liderler olarak hareket etmek ve performans göstermek için gerekli öğrenme kazanımlarını ortaya koymaktadır. Bunlar sorun çözmek, karar vermek, riskleri ve krizleri yönetmek, iletişim kurmak, ekip kurmak, delege etmek ve takip etmektir. Stratejik düşünmek, muhakeme kullanmak, değerler ve ilkelerle yönetmek, çalışan bağlılığını arttırmak, liderleri güçlendirmek ve takımları geliştirmek, değişim ve dönüşümlere öncülük etmek ve gerekli organizasyon kültürü oluşturmak; liderlik düşünce yapısı, zihniyetleri ve stilleriyle ilişkili başlıca enformel öğrenme kazanımlarıdır. Deneyimlerden ve diğer insanlardan öğrenme, kendi kendine öğrenme ve meta bilişsel öğrenme becerileri, öz bilgiyi artırmak için girişimler, diyalog ve uygulama toplulukları olarak ağlar; başlıca enformel öğrenme kaynakları, stratejileri ve süreçleridir. Gelişme zihniyeti, esneklik, tutku, adaptasyon ve merak, işyerinde öğrenmeyi etkileyen bireysel faktörler olarak ortaya konmuştur. Enformel öğrenmenin, liderlerin işyeri öğrenmesinin çoğunu oluşturduğu ve lider gelişiminin, enformel öğrenme perspektifinden tekrar düşünülmesi ve tasarlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşyerinde öğrenme, altın-yakalı işçi, enformel öğrenme, dönüştürücü öğrenme, üst düzey yönetici, lider gelişimi, yaşayarak öğrenme, öz yönetimli öğrenme, bilgi çalışanları. |
Oya SARKAN | Eğitim Bilimleri | Özlem Ünlühisarcıklı | 2021 |
|
Türkiye’de Aile Eğitimi Politikaları: Bir Aile Yaşam Eğitimi Programı Üzerine Eleştirel Bir Söylem İncelemesi
Bu çalışmanın amacı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Aile Eğitimi Programı’nda (AEP) ailenin nasıl inşa edildiğini incelemektir. Bu çalışma eleştirel söylem analizi yöntemini kullanmıştır. Aile eğitimi ve iletişimi alanına ait yedi kitap araştırmanın verisi olarak seçilmiştir. AEP ailenin “güçlendirilmesi ve korunması” ve eğitim yoluyla iyiliştirilmesini hedeflemektedir. Ancak, programın eleştirel bir analizi bu niyet ve program metinleri arasında bir tutarsızlık olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, yazarların bir dizi metinsel araç yardımıyla “çekirdek aile”yi toplumda ayrıcalıklı model olarak normalleştirdiklerini ortaya koymaktadır. Metinlerde üreme vurgusuna sahip heteronormatif söylem baskın gelmektedir. Ailelerin çeşitliliğine ve farklı sosyal, kültürel ve ekonomik geçmişlerine dikkat edilmediği açıktır. Çalışma ayrıca, kadınların bakım konusunda ailede esas sorumlu kişi olarak sunulduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu sonuçlar neticesinde eğitim programında inşa edilen ailenin, programın “sağlıklı, mutlu ve müreffef aileler” yaratmak hedefiyle uyuşmadığı sonucuna varmaktayım. Bu bağlamda, ailenin kavramsallaştırılasına dair yenilikçi veya eleştirel yaklaşımların eksikliği ailelere dair daha geniş tanımlamalara yönelik sınırlı alternatifler sunmakta ve bu doğrultuda ailelerin ihtiyaçlarına ve eğitim pratiklerine dair anlayışları kısıtlamaktadır. Ailenin çok yönlü, karmaşık ve çeşitliğine dair bir anlayış ailelere yönelik destek ve eğitim hizmetlerine dair yeni olasılıklar yaratacaktır. Key Words: Aile Eğitim Programı, Ailenin İnşası, Eleştirel Söylem Analizi |
Ayça GÜNAYDIN KAYMAKÇIOĞLU | Eğitim Bilimleri | Fatma Gök, Havva Ayşe Caner | 2020 |

