Tamamlanmış Master Tezler

Tez Başlığı Öğrenci Adı Program Tez Danışmanları Yıl
Tekrarın Öğrenme ve Akılda Tutma Üzerine Etkisi: Video ile Öğrenme Üzerine Deneysel Bir Çalışma

Bu tez, eğitim videolarına odaklanan deneysel bir çalışma aracılığıyla tekrarın öğrenme ve hatırlama üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Video içeriğine birden fazla kere maruz kalmanın öğrencilerin bilgiyi öğrenme ve akılda tutmaları üzerindeki etkilerini, anlamlı öğrenme teorileri ile bellek modelleri ışığında incelemektedir. Özellikle eğitim videolarının giderek artan kullanımıyla birlikte, etkili öğrenme stratejilerinin belirlenmesi açısından çalışma önem taşımaktadır. Deneysel bir tasarım kullanarak, araştırma, tekrarlı izlemenin etkinliği hakkında mevcut literatürdeki boşlukları ele almayı ve tekrar aracılığıyla öğrenme ve hatırlamanın optimizasyonuna dair içgörü sağlayarak eğitim pratiklerine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Çalışma, eğitim videolarının tekrarlı izlenmesinin test sonuçlarını önemli ölçüde artırdığını bulmuştur; katılımcılar tekrarlı izleme sonrası daha yüksek notlar almışlardır (M=3,56, SD=1,19) tek sefer izlemeye kıyasla (M=2,91, SD=1,28), istatistiksel olarak anlamlı bir ortalama artış göstermiştir. Gelecek araştırmalar için, tekrarın etkilerini özneler arası bir tasarım kullanarak araştırma, öğrenme sonucu olarak kavrayışı ölçme, daha uzun ve çeşitli video derslerini kullanma ve gecikmeli test etmenin ve yönetici işlevlerin öğrenme ve muhafazaya etkisini inceleme önerilmektedir.
Dilara LEVENTOĞLU Eğitim Bilimleri Bengü Börkan 2024
Kahramanmaraş Depremi Sonrası Yetişkin Eğitimcilerinin Yaşadığı Zorluklar, İhtiyaçlar ve Başa Çıkma Mekanizmaları

Bu çalışma, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında İskenderun Halk Eğitim Merkezi'nde görev yapan yetişkin eğitimcilerin deneyimlerini, karşılaştıkları zorlukları ve bu zorluklarla baş etme mekanizmalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenolojik araştırma deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen İskenderun Halk Eğitim Merkezi'nde görev yapan 10 yetişkin eğitimciden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmış ve tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgulara göre, halk eğitim merkezleri ve yetişkin eğitimciler depremden olumsuz etkilenmiş; felaket sonrası çeşitli zorluklarla karşılaşmış ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmıştır. Yetişkin eğitimcilerin deneyimlerine dayanarak, karşılaşılan zorluklar ve ihtiyaçlar, zorluklarla başa çıkma yolları ve benzer felaketlere hazırlık için öneriler olmak üzere üç ana tema belirlenmiştir. Araştırma bulguları, yetişkin eğitimcilerin deprem sonrası fiziksel, finansal ve psikolojik zorluklar yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Bu çalışma, büyük felaketler sonrasında yetişkin eğitimcilerin ihtiyaç duyduğu desteğin belirlenmesi ve sağlanmasının önemini vurgulamaktadır. Bu çalışma, literatüre, eğitim politikalarının geliştirilmesine ve felaket sonrası yetişkin eğitimciler için destek mekanizmalarının oluşturulmasına katkı sağlamaktadır.
Özge GÜRBÜZLER Eğitim Bilimleri Ayşe Caner 2024
Belediyeler ve Yetişkin Eğitimi: ISMEK Örneği

Bu çalışma, Türkiye'de en önde gelen belediye yetişkin eğitimi kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (ISMEK) katılım örüntülerinin ve program alanlarının neoliberal dönemde nasıl tezahür ettiğini anlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, 2019 ve 2024 yılları arasında ISMEK katılımcı demografisi ve program alanları verileri analiz edilmiştir. Veriler, frekanslar ve yüzdeler kullanılarak çeşitli tablolar halinde düzenlenmiş ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, 1980 sonrası tüm eğitim alanlarını etkileyen neoliberal dönüşüm çerçevesinde tartışılmıştır. Sonuçlar, mesleki ve teknik programlarda belirgin bir çeşitliliği ve bu programlara farklı demografik grupların yüksek katılım gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu durum, neoliberal dönüşümde amaçlandığı gibi, toplumsal ve bireysel gelişim yerine, piyasanın talep ettiği iş gücünü oluşturacak bir eğitim yönelimini göstermektedir. Ayrıca, kadınların, geleneksel olarak kadın ilgi ve rolleriyle bağlantılı olduğu düşünülen alanlardaki yüksek katılımı, eğitimde neoliberalizmin muhafazakâr işlevinin bir tezahürüdür. Bu çalışmanın, belediyelerin eğitim hizmetlerine giderek daha fazla dahil olduğu günümüz Türkiye'sinde, belediye yetişkin eğitimi faaliyetleri üzerine yapılan araştırmalara katkıda bulunması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: İSMEK, yetişkin eğitimi, neoliberal dönüşüm, yaşamboyu öğrenme, belediyeler, mesleki eğitim
Demet Esra KÖSE ÖZER Eğitim Bilimleri Rahşan Nazlı Somel 2024
İstanbul’un Bir Semtindeki Kentsel Dönüşüme Karşı Toplumsal Mücadeledeki Katılımcıların Enformel Öğrenme Süreçleri

Bu vaka çalışmasının amacı, kentsel dönüşüme karşı toplumsal hareket katılımcılarının İstanbul'un bir semtinde yaşadıkları enformel öğrenme deneyimlerini ve bu deneyimlerle elde ettikleri sonuçları ortaya çıkarmaktır. Çalışma 2022-2023 yıllarında İstanbul’un Beykoz belediyesinin Tokatköy mahallesinde gerçekleştirilmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmış ve tematik olarak analiz edilmiştir. Katılımcıların enformel öğrenme deneyimlerinin analizi yoluyla, bu enformel öğrenmenin içeriği, yolları ve araçları ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, katılımcıların kentsel dönüşüme tepki olarak geliştirdikleri hareket sırasında kentsel dönüşüme ve toplumsal mücadeleye ilişkin enformel öğrenme süreçleri yaşadıklarını göstermektedir. Bu enformel öğrenme süreçleri büyük ölçüde katılımcıların bu toplumsal hareket bağlamında deneyimledikleri toplumsal ilişkiler aracılığıyla gerçekleşmiştir. Yine bu enformel öğrenme süreçleri, katılımcıların kentsel dönüşüme ilişkin daha önceki düşüncelerinde değişikliklere yol açmıştır. Bu süreçler aynı zamanda toplumsal bir hareket bağlamında katılımcıların yeni bilgi, tutum ve değerler edinmesine de yol açmıştır. Bu çalışma, bir toplumsal hareket bağlamında enformel öğrenme süreçlerinin ve bunların sonuçlarının kayıt altına alınması açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Enformel öğrenme, sosyal hareketler, Kentsel dönüşüm.
Ulvi İÇİL Eğitim Bilimleri Ayşe Caner 2024
Yetişkin Eğitimcilerin Meslek Motivasyonları

Bu fenomenolojik çalışmanın amacı, yetişkin eğitimcilerin meslekte kalma motivasyonlarını araştırmaktır. Çalışma İSMEK'te çalışan ve yetişkin eğitiminde 10 yıldan fazla deneyime sahip 10 yetişkin eğitimcisi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Veriler tematik bir yaklaşım kullanılarak analiz edilmiştir. Yetişkin eğitimcilerin deneyimlerinin incelenmesine dayanarak, alana giriş nedenleri; yetişkin eğitimcileri olumlu ve olumsuz etkileyen faktörler; hizmet içi eğitimlere katılma nedenleri ve hizmet içi eğitimlerin iş motivasyonuna etkileri temaları ortaya çıkmıştır. Bulgular, çoğu yetişkin eğitimcinin yetişkin eğitimi ile ilgili bir akademik geçmişe sahip olmadığını ve çoğunluğunun yetişkin eğitimcisi olmayı planlamadığını göstermiştir. Bununla birlikte, bu mesleği seçerken çoğunlukla içsel motivasyona sahip oldukları bulunmuştur. Veri analizi, yetişkin eğitimcilerin motivasyonunu en çok artıran faktörün katılımcılar olduğunu, en çok azaltan faktörün ise yöneticiler olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada bütün yetişkin eğitimciler, hizmet içi eğitimlerin iş motivasyonlarını artırdığını ifade etse de hizmet içi eğitimlere katılmak için dışsal motivasyona sahip oldukları bulunmuştur. Bu çalışma, yetişkin eğitimcilerin iş motivasyon kaynakları hakkında nitel ve derinlemesine veri sağlayarak literatüre katkıda bulunmaktadır. Motivasyon ve demotivasyon faktörlerine dayanarak, eğitim merkezlerinde istikrar artırılabilir. Anahtar kelimeler: Yetişkin Eğitimci, Mesleki motivasyon, Motive ve demotive eden etmenler
Selin GÜR Eğitim Bilimleri Ayşe Caner 2024
Ekolojik Vatandaş Pedagojik Olarak Yaratılacak Bir Olgu Mudur? Uzman Görüşmelerine Dayalı Andragoji̇k Bir Değerlendirme

Bu çalışma, ekolojik vatandaşlık kavramını disiplinler arası bir perspektiften incelemekte ve bulguların yetişkin çevre eğitimi için çıkarımlarını tartışmaktadır. Araştırmada eğitim, ekoloji, ekonomi, politika ve sosyoloji disiplinlerinde çevre alanında uzmanlaşmış bilim insanlarıyla (toplam N=5) uzman görüşmeleri (Bogner et al., 2018) aracılığıyla bu disiplinlerdeki çevre sorunlarına ilişkin güncel tartışmaları, ekolojik vatandaşlığa giden yolda bireysel ve sistemik yapıların oynadığı rollere ilişkin görüşleri ve bunların yetişkin çevre eğitimi üzerindeki etkilerini tanımlamaktadır. Bu çalışma nitel bir araştırma olarak tasarlanmış ve uzman görüşmeleri Nitel İçerik Analizi (Mayring, 2000) kullanılarak analiz edilmiştir. Ekolojik vatandaşlık kapsamında, alanlardaki bakış açılarının benzerlik ve farklılıkları analiz edilmiş ve birey, toplum ve sistem arasındaki dinamik ilişkiler yetişkin çevre eğitimi için yol gösterici noktalar olarak belirlenmiştir. Araştırmada ekolojik vatandaşlık sürecinde birey ve sistem arasındaki ilişkinin önemi ve bireylerin başlattığı kolektif hareketin sistemin dönüşümüne öncülük etmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ampirik analize göre, yetişkin eğitimi, ekolojik konularda katılımcı bir vatandaş olmak için ekolojik farkındalık, sorumluluk ve değişim ajanı olma yetkinliklerini kazandırmada etkili olmalıdır. Bulgular, yetişkin eğitiminin, bireylerin ekolojik sorunların altında yatan nedenleri tespit etmelerini ve sistemik değişimin öncüleri olarak başkalarıyla iş birliği yapmalarını sağlayacak beceriler sunması gerektiğini desteklemektedir. Anahta kelimler: ekolojik vatandaşlık, uzman söyleşisi, yetişkin eğitimi, Türkiye
Zeynep MORELLI Eğitim Bilimleri Rahşan Nazlı Somel 2024
Diyalog Kurarak Okuma Programının Çocukların Bilişsel Çıktıları Üzerindeki Etkisi: Bir Pilot Çalışmanın Ön Bulguları

Bu çalışma, diyalog kurarak okumaya dayalı bir müdahale programının çocukların bilişsel çıktıları ve annelerin diyalog kurarak okuma becerileri üzerindeki etkisini ölçmeyi amaçlamıştır. Çalışma küme randomize kontrollü desendeki pilot çalışmanın ön bulgularını ortaya koymaktadır. Araştırmanın örneklemini müdahale ve kontrol gruplarında yer alan 92 anne ve onların 24-31 aylık çocukları oluşturmuştur. Müdahale grubu dörder anne-çocuk çiftinden oluşan gruplar halinde 7 haftalık diyalog kurmaya dayalı okuma programı uyarlamasını alırken, kontrol grubu herhangi bir müdahale almamıştır. Öntest ve sontest değerlendirmelerinde çocukların alıcı dil becerileri alıcı dil testindeki performansları aracılığıyla, çocukların ifade edici dil becerileri anne bildirimine dayalı ifade edici dil envanteri aracılığıyla, seçici dikkat becerileri bilgisayar uygulaması aracılığıyla ve sürdürülebilir dikkatleri bir kodlama ölçeği aracılığıyla kodlanan anne-çocuk kitap paylaşımı videoları aracılığıyla, annelerin diyalog kurmaya dayalı okuma becerileri bir kodlama ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir. Bulgular, müdahale programının ne çocuk ne de annelere ait değişkenler üzerinde anlamlı bir etki göstermediğini ortaya çıkarmıştır. Bu ön bulgulara yönelik açıklamalar ve gelecekteki çalışmalar için öneriler tartışılmıştır.
Elif Nur ASILKEFELİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Nihal Yeniad 2023
Annelik ikircikliği: Annelerle görüşme

Bu çalışma annelerin annelik ikircikliği deneyimlerine ses vermek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada annelerin annelik ikircikliğini nasıl yönettiklerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca annelerin hayatındaki annelik ikircikliğini zorlaştıran ya da kolaylaştıran etkenler irdelenmiştir. Katılımcılar tek çocuklu, çocuğu okul öncesi yaşında olan ve araştırma sırasında özel bir anaokuluna kayıtlı olan 10 anneden oluşmuştur. Nitel araştırma deseni çerçevesinde her anne ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yürütülmüştür. Tematik analizle annelerin çocuklarına ve annelik rollerine karşı hem olumlu hem de olumsuz duygulara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Olumsuz duygular çocuğun istenmeyen davranışları, ani ruh hali değişimleri, annelerin yorgunluğu ve kriz anları nedeniyle oluşmuştur. Bu olumsuz duygular arasında, kadınların özgürlüğünü kısıtlayan ve zorluklara yol açan annelik rolüne karşı duyulan pişmanlık da vardır. Ancak olumsuz duygularını ifade etmelerinin ardından anneler pişmanlık, utanç ve suçluluk duygularına kapılmışlardır. Anneler annelik ikircikliği deneyimlerini arkadaşlar, iş arkadaşları ve aile üyeleri dahil olmak üzere yargılayıcı olmayan insanlarla paylaşmış ve annelik ikircikliği deneyimlerini yönetebilmek için çeşitli stratejilerden yararlanmıştır. Yakın ve geniş aile üyelerinin yanı sıra sosyal çevrelerindeki diğer insanların annelere geleneksel annelik rollerine uymaları yönünde baskı uygulamakta oldukları, buna karşın sınırlı oranda destek sağladıkları anlaşılmıştır. Bulgular, annelerin ikircikli duygularını paylaşması ve sosyal destek mekanizmalarının önemine işaret etmiştir. (Anahtar sözcükler: Annelik ikircikliği, Anneler, Görüşme, Konusal çözümleme)
Ayça TUNA Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Deniz Albayrak-Kaymak 2023
Kadına yönelik fiziksel şiddet tutumlarıyla ilişkili olarak erkeklik kavramları: Psikolojik danışma bakışı

Ataterkil toplumlarda, düzcinsel erkekler, baskılanan ve ötekileştirilen kadın ve ikili olmayan bireylere karşı üstün sayılırlar. Düzcinsellik normlarına dayalı bu yapı erkeklere egemenlik kurma ve korumaları için baskı uygular ve erkekliği algılanan tehditlere karşı sürekli koruma gerektiren kırılgan bir konuma yerleştirir. Erkekler erkekliklerinin tehdit edildiğini algılarlarsa konumlarını yeniden kurmak için şiddete başvurabilirler. Bu tez hem erkek hem de kadınların algısında erkeklik kavramlarının kadına karşı şiddet tutumlarıyla nasıl ilişkilendiğine odaklanmıştır. Erkeklik kavramları erkeklik tipleri, erkeklik düşünyapısı ve erkekliğe karşı algılanan tehdidi içermiştir. İstanbul, Ankara ve İzmir üç ana kentindeki üniversite öğrencileri Google Form'daki araçları yanıtlama yoluyla araştırma katılımına gönüllü olmuşlardır. Bu 405 öğrencinin 283'ü kendisini kadın, 122'si erkek olarak tanımlamıştır. Tanımlayıcı ve ilişkisel çözümlemeler, üstün erkeklik tipi anlayışına sahip erkek ve kadınların üstünlükçü olmayan erkeklik tipi anlayışındakilere kıyasla, fiziksel şiddeti daha onaylayıcı tutumlara sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır. Erkeklik düşünyapısında, erkekliğe tehdit algısında ve fiziksel şiddete karşı tutumlarda cinsiyet farkları vardır. Erkeklik düşünyapısında, Kadınsılıktan Kaçınma hariç, Aile Reisliği, Duygusal Sınırlama ve Baskınlık boyutlarında erkekler kadınlara göre daha geleneksel bir konum benimsemişlerdir. Erkekler Ev Geçindirme ve Koruyuculuk boyutlarında daha fazla tehdit algılamış ve fiziksel şiddete daha taraf tutumlar göstermişlerdir. Biyolojik cinsiyet, erkeklik düşünyapısı ve erkekliğe tehdit algısı şiddeti yordamıştır. Psikolojik danışma bakışına göre cinsiyet ayrımcılığını engellemek ve katı cinsiyet rollerini esnetmek şiddetsizliği başarmanın ilk adımlarıdır. (Anahtar Sözcükler: Erkeklik tipleri, Erkeklik düşünyapısı, Erkekliğe yönelik tehdit, Kadına yönelik fiziksel şiddet,)
Mehmet ÇINAR Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Deniz Albayrak-Kaymak 2023
Aktivizm Deneyimleriyle Öğrenme ve Eleştirel Bilinç Geliştirme: Karşılaştırmalı Bir Çalışma

Bu çalışma, Türkiye’deki LGBTİQ+ aktivistleri örneğinde aktivizm deneyimleriyle öğrenme ve Freire’in (1974) eleştirel bilinç geliştirme deneyimlerini incelemeyi amaçlamıştır. Toplumsal adaletsizliklere ve ayrımcılığa karşı mücadele eden LGBTİQ+ aktivistler ve kendini aktivist olarak tanımlamayan LGBTİQ+ bireyler karşılaştırmalı olarak incelenerek öğrenme deneyimleri ve eleştirel bilinç geliştirme durumları açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi olan Belgesel Yöntem kullanılmıştır, altı katılımcıyla biyografik görüşmeler gerçekleştirilmiştir, katılımcıların anlatıları Belgesel Yöntem ile analiz edilerek yönelim çerçeveleri ortaya çıkarılmıştır. Aktivistlerin yönelimleri, aktivist olmayan katılımcılardan bilgi kaynaklarına erişme, bir topluluğa katılıp toplulukla öğrenme ve öğrenme üzerine motivasyon geliştirme üzerinden açıkça farklılaşmıştır. Eleştirel bilincin bileşenleri olan eleştirel yansıtma, eleştirel motivasyon ve eleştirel aksiyon aktivist ve aktivist olmayan katılımcılarda çeşitlilik göstermiştir. Aktivist olmayanların aksine, aktivist katılımcıların yönelimlerinde eleştirel bilincin bileşenlerine rastlanmıştır ve bütün bu bileşenlerin bir arada olması aktivistlerin eleştirel bilinç geliştirme sürecinde olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimler: Eleştirel öğrenme; Freire; Toplumsal Hareketler; LGBTQ aktivizmi.
İrem Ege TUĞCU Eğitim Bilimleri Rahşan Nazlı Somel 2023
Özel Yetenekli Öğrencilerin Psikolojik Danışmanlık İhtiyaçları: Psikolojik Danışmanların Bakış Açısı

Bu çalışmanın amacı, İstanbul’daki devlet ilkokulundaki özel yetenekli çocuklarla ilgili psikolojik danışmanların bakış açısını incelemektir. Bu amaçla, çocukların ihtiyaçları ve profesyonel ihtiyaçlar incelenmiştir. Bu nitel çalışmada, yaşları 29 ve 37 arasında olan bir erkek ve yedi kadın psikolojik danışman ile yarı yapılandırılmış form kullanılarak sekiz görüşme yürütülmüştür. İki kişinin özel yetenekli eğitimi devlet kurumu olan Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) önceden çalışma deneyimi bulunmaktadır. Data tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, psikolojik danışmanların özel yetenekliliği çeşitli şekillerde kavramsallaştırdıklarını göstermiştir; bunlar sosyal beceriler, çeşitlilik, kolay sıkılma, yaratıcı düşünme, bir alanda özel bir yetenek, merak, farkındalık, öğrenme stili, ilgi alanları ve duygusal becerilerdir. Ayrıca, yalnızlık, kabul ve fark edilme, kaygı, hüsran, başarı için baskı, mükemmeliyetçilik, zaman yönetimi ve kariyerle ilgili konuları özel yetenekli çocukların danışmanlık ihtiyaçları olarak belirtmişlerdir. Psikolojik danışmanlara göre özel yetenekli çocuklar çoğu zaman en azından bir etiketleme türüne maruz kalmaktadırlar; bunlar yüceltme, dışlama, kayırma, yabancılaştırma ve özel yeteneği saklamaktır. Psikolojik danışmanlar, profesyonel yeterlik ve sistemik bariyerleri profesyonel ihtiyaçları olarak belirtmiştir. Bireysel danışmanlık, grup rehberliği, bireysel rehberlik ve grupla danışmanlık, özel yetenekli çocuklarla çalışırken en çok kullanılan yaklaşımlardır. Psikolojik danışmanlar, öğretmenler, ebeveynler ve politika belirleyenler için de uygulamaya yönelik çıkarımlar tartışılmıştır.
Burcu GÜNEŞ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Zeynep Hande Sart 2023
Duyarlı Ebeveynlik ve Çocukların Erken Yıllardaki Sosyal-Duygusal Becerileri: Düşük Gelirli Bir Örneklemden İlk Bulgular

Çocuklar büyümek, öğrenmek ve sosyal hayata uyum sağlamak için ebeveynler tarafından duygusal desteğe ve bilişsel uyarıma ihtiyaç duyarlar. Yoksulluk küçük çocukların gelişimi için büyük risk oluşturur ve ebeveynliği çeşitli şekillerde zorlar. Bu çalışmanın temel amacı, duyarlı ebeveynlik davranışları ile çocukların sosyal-duygusal ve davranışsal çıktıları (sosyal yeterlilik, duygu ve davranış düzenleme sorunları, dışsallaştırma davranışları) arasındaki ilişkiyi ve depresyonunun bu ilişki üzerindeki potansiyel düzenleyici etkisini incelemektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Aile Danışmanlık Merkezleri aracılığıyla 24-31 aylık bebekleri olan düşük gelire sahip 90 anne bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Anneler demografik bilgi formu, Kısa 1-3 Yaş Sosyal ve Duygusal Değerlendirme Ölçeği (Briggs-Gowan & Carter, 2006) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği’ni (Zigmond & Snaith, 1983) doldurmuştur. Anne-çocuk etkileşimi, çocuk kitabı okuma etkinliği sırasında video kaydına alınmış ve anne davranışları Anne Çocuk Etkileşimi Gözlem Ölçeği (Rasheed & Yousafzai, 2015) ile kodlanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizleri, duyarlı ebeveynlik davranışlarının aksine, ailelerin sosyo-ekonomik durumunun (SES) çocuktaki duygu ve davranış düzenleme sorunlarını önemli ölçüde yordadığını ortaya koymuştur. Ayrıca SES, her iki duyarlı ebeveynlik alanını da tahmin etmiştir. Duygu ve davranış düzenleme sorunları, anne depresyonu ile pozitif ve annelerin duygusal desteği ile negatif olarak ilişkili bulundu. Ebeveynlik, anne depresyonu ile çocuk çıktıları arasındaki ilişkiye aracılık etmedi.
Tuğba ALTUN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Nihal Yeniad 2023
Okul Psikolojik Danışmanlarının COVID-19 Döneminde Yaşadıkları Enformal Öğrenme Deneyimleri

"Bu çalışmanın amacı okul psikolojik danışmanlarının COVID-19 pandemisi döneminde yaşadıkları zorlukları, fırsatları ve enformel öğrenme deneyimlerini yetişkin eğitimi perspektifinde araştırmaktır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan fenomenoloji kullanılmıştır. Biri pilot çalışma olan on üç (13) katılımcının yarı yapılandırılmış görüşmelerinde rehberli görüşme sorularından yararlanılmıştır. Görüşmelerin birebir transkriptlerine MAXQDA nitel veri analiz programından yararlanılarak tematik analiz uygulanmış ve bulgular sonuç bölümünde sunulmuştur. Mevcut çalışmada on sekiz (18) tema ortaya çıkmıştır: zorluklar başlığı altında dört (4) tema, fırsatlar başlığı altında altı (6) tema, enformel öğrenme başlığı altında dört (4) tema ve zorluklarla başa çıkma başlığı altında dört (4) tema ortaya çıkmıştır. İyi olma hali üzerindeki olumsuz etkiler, iletişim zorlukları, teknoloji uyum zorlukları ve profesyonel/mesleki prosedür zorlukları temaları, COVID-19 salgınının zorluklarıdır. Zaman ve mekan açısından esneklik ve zamandan tasarruf, kendi kendine başlatılan mesleki gelişim için fırsat/zaman, öğrenciler arasında daha az akran çatışması, kolaylık ve rahatlık, katılımın kolaylaştırılması ve diğerleri (çevrimiçi danışmanlık) temaları COVID-19 pandemisinin fırsatlarıdır. Sosyal medya ve dijitalleşme, sivil toplum kuruluşları (STK'lar), okuma ve araştırma ve sosyal destek grupları temaları enformal öğrenme deneyimleridir. Güvenilir kaynaklardan bilgiye erişim, fiziksel özbakım faaliyetleri, akran dayanışması ve diğer temalar (bibliyoterapi-günlük rutinleri sürdürme) başa çıkma stratejileridir. Bu çalışmanın sonuçları, COVID-19 salgını sırasında okul psikolojik danışmanlarının karşılaştığı zorlukları, fırsatları ve enformel resmi öğrenme deneyimlerini yansıtmaktadır. Sonuç olarak, okul danışmanları birer yetişkin eğitimcisi de olarak, COVID-19 salgını sırasında zorluklar, fırsatlar ve enformel öğrenme deneyimleri yaşadılar. Bu çalışma, okul psikolojik danışmanlarının deneyimlerinin yetişkin eğitimi perspektifinden daha ayrıntılı incelenmesi için öneriler sunmaktadır. Çalışma, nitel araştırma örnekleminin doğası gereği çeşitli sınırlılıklara sahiptir. Çalışmanın okul psikolojik danışmanları, psikolojik danışman eğitimcileri, yetişkin eğitimcileri ve politika yapıcılar için sonuçları vardır. Anahtar kelimeler: informal öğrenme, okul danışmanlığı, uzaktan eğitim, yaşam boyu öğrenme yetişkin eğitimi, zorluklar ve fırsatlar
Gözde DEMİR ERTUĞRUL Eğitim Bilimleri Ayşe Caner 2023
Kovid 19 sürecinde erken çocukluk çevrimiçi eğitiminde aile katılımı

"Bu fenomenolojik çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisi sırasında çevrimiçi eğitimdeki aile katılımı deneyimlerini erken çocukluk öğretmenlerinin bakış açılarıyla anlamak ve çevrimiçi eğitimdeki aile katılımını geliştirmek için öğretmenlerin öğrenme ihtiyaçlarını keşfetmektir. Bu çalışma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, pandemi nedeniyle çevrimiçi eğitim sunan İstanbul’daki 12 erken çocukluk öğretmeniyle yürütülmüştür. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmış ve tematik yaklaşımla analiz edilmiştir. Erken çocukluk öğretmenlerinin deneyimlerinin analizine dayanarak, çevrimiçi eğitimde ebeveyn katılımı uygulamaları; ebeveyn katılımı için çevrimiçi eğitimin zorlukları ve fırsatları ve çevrimiçi eğitimde öğretmenlerin öğrenme deneyimleri ve ihtiyaçları temaları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın bulguları, pandemi döneminde, ebeveynlerin çocuklarının çevrimiçi eğitimine dahil olduklarını ve bu dönemde aile katılımı uygulamalarının farklı bir boyut kazandığını göstermiştir. Ancak, öğretmenler aile katılımı uygulamalarını çevrimiçi eğitimden ziyade yüz yüze eğitimde gerçekleştirmeyi tercih etmişlerdir. Çevrimiçi eğitimde aile katılımı konusunda çeşitli zorluklarla karşılaşmışlardır. Çeşitli zorluklarla karşılaşılmasına rağmen, öğretmenler bu zorlukların üstesinden gelmek için belirli stratejiler geliştirmiştir. Son olarak, öğretmenler bu dönemde çevrimiçi eğitimde aile katılımı uygulamaları konusunda yeterli eğitim almamış ve bu konuda eğitime ve desteğe ihtiyaç duymuşlardır. Bu çalışma, erken çocukluk eğitiminde çevrimiçi aile katılımına ilişkin uygulama, müfredat ve politika açısından etkili yöntem ve yaklaşımları belgelemek için önemlidir. Anahtar kelimeler: Enformal öğrenme, erken çocukluk eğitimi,aile katılımı, yetişkin eğitimi, Covid 19, çevrimiçi eğitim, zorluklar ve fırsatlar
Semanur ÇAKIR Eğitim Bilimleri Ayşe Caner 2023
Türkiye'deki kanserli çocuk ve ergen ebeveynlerinin yaşanmış deneyimleri

Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki kanserli çocuk ve ergen ebeveynlerinin yaşantılarını incelemektir. Kanser tedavisi gören bir çocuğa sahip olmanın ebeveynleri nasıl etkilediğini anlamak için yapılan bu nitel çalışmada, katılımcılar teşhisten önceki deneyimlerinden, yaşadıkları zorluklardan, ihtiyaçlarından, destek kaynaklarından, baş etme mekanizmalarından ve bu deneyimin onların yaşama bakış açılarını nasıl değiştirdiğinden bahsetmişlerdir. Bu amaçla, çocuğu 7-17 yaşları arasında olup herhangi bir kanser türü ile tanı almış ve teşhislerinin üzerinden en az üç ay geçmiş on ebeveyn ile görüşülmüştür. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, kanserli bir çocuğun ebeveyni olmak, zorluklar, ihtiyaçlar, destek kaynakları, baş etme stratejileri ve bakış açısında meydana gelen değişimler başlıkları altında sunulmuştur. Bulgular literatürle ilişkilendirilerek incelenmiştir. Psikolojik danışmanların bu konudaki rollerine ve uygulamalarına dikkat çekilmiştir. Araştırmanın sınırlılıklarına değinilmiştir. Sonuçlara dayalı olarak profesyoneller, politika yapıcılar ve araştırmacılar için önerilerde bulunulmuştur.
Sümeyye ÖZDEMİR Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Gizem Toska 2023
Yetişkin Eğitiminde Çokkültürlülük: Yetişkin Eğitimcilerin Algı ve Pratikleri

Bu çalışma, yetişkin eğitimcilerin çokkültürlü eğitimi nasıl algıladıklarını ve uyguladıklarını araştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi olarak olgubilim araştırma deseni kullanılmıştır. Üç farklı yaygın eğitim kurumundan 10 yetişkin eğitimci ile görüşülmüştür. Veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, yetişkin eğitimcilerin çok kültürlü eğitimi önemli ve avantajlı bulduklarını göstermiştir. Eğitimciler, çok kültürlü eğitimi, bir öğrenme ortamında kültürel olarak farklı insanların bir arada bulunması ve çeşitliliği dikkate alan eğitim materyalleriyle ilişkilendirmişlerdir. Eğitimciler çokkültürlü eğitimin çeşitli bileşenlerine değinmiş olsalar da çoğu çokkültürlü eğitimi kapsamlı bir şekilde tanımlamamışlardır. Eğitimcilerin çokkültürlü eğitimle ilgili uygulamaları içerik entegrasyonu ve eşitlikçi pedagoji ile sınırlı kalmıştır. Eğitimciler tarafından çokkültürlü içeriğin entegrasyonu ise iliştirme ve ekleme düzeyinde olmuştur. Eğitimcilerin tanım ve uygulamaları değerlendirildiğinde çokkültürlü eğitimin dönüştürücü ve sosyal yeniden yapılandırıcı yönleri eksiktir. Bu çalışma yetişkin eğitimcilerin çokkültürlü eğitimi dönüştürücü ve sosyal eylem yaklaşımları açısından anlamalarına yardımcı olabilir. Ayrıca yetişkin eğitimi kapsamında çokkültürlü eğitime yeterince önem verilmediği için bu çalışmanın ulusal ve uluslararası literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.
İsmail ELÇİÇEK Eğitim Bilimleri Ayşe Caner 2022
Üniversite Mezun Mentorluk Programı: Türkiye’de Bir Vaka Çalışması

Bu nitel vaka çalışması, Türkiye’deki devlet üniversitelerinden birinin mezunlar derneği tarafından uygulanan üniversite mezun mentorluk programını araştırmaktadır. Çalışmanın amacı programı betimsel olarak incelemektir. Belirtilen araştırma soruları çalışmayı yönlendirmiştir: (1) Üniversite mezun mentorluk programının kaynakları nelerdir? (2) Programa kimler katılıyor? (3) Programın aktiviteleri nelerdir? (4) Programın sonuçları nelerdir? Çalışma, araştırma sorularını ele almak için teorik çerçeve olarak mantık modelini kullanmıştır. Çalışma örneklemi bir program direktörü, on öğrenci menti ve on mezun mentordan oluşmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırmış görüşmeler ve dokümanlar kullanılmış, verilerin analizinde tematik analiz uygulanmıştır. Araştırma bulguları, mentorluk ilişkilerinin katılımcıların kişisel ve mesleki yaşamları üzerinde öğrenme, öz farkındalık, gelişmiş beceriler, farklı bakış açıları kazanma gibi çeşitli olumlu sonuçları olduğunu ortaya koymuştur. Çalışma, üniversite mezun mentorluk programının geliştirme ve uygulama sürecine ilişkin içgörüler sağlayarak literatüre katkıda bulunmuştur. Bulgular, üniversite mezun mentorluk programının, öğrenci mentilerin ve mezun mentorların yaşam boyu öğrenme deneyimlerini destekleme potansiyeline sahip olduğunu ve yetişkin eğitimi aracı olarak hizmet edebileceğini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Mentorluk, Yetişkin Eğitimi, Yüksek Öğretim, Üniversite Mentorluk Programı, Mentor, Menti
Ayşenur VATANSEVER Eğitim Bilimleri Fatma Nevra Seggie 2022
Sanatın Yükseköğrenim Öğrencilerinin Sosyal ve Duygusal Öğrenmelerine Katkısı

Bu araştırmanın amacı, üniversite yaşamları boyunca sanatla ilgilenen yükseköğretim öğrencilerinin sanatın sosyal ve duygusal öğrenmelerine katkısını ve bu katkıya ilişkin algılarını ortaya koymaktır. Yarı yapılandırılmış görüşme yöntemine dayandırılarak yapılmış bu nitel çalışmada katılımcılar İstanbul’da bulunan bir devlet üniversitesinde eğitimine devam eden en az iki seçmeli sanat dersi almış lisans öğrencileri arasından seçilmiştir. Katılımcıların yaşları 20 ile 38 arasında değişmektedir. Görüşmeler COVID-19 pandemi tedbirleri çerçevesinde çevrim içi olarak yapılmıştır. Görüşmeler sırasında öncelikle demografik bilgiler toplanmış ardından görüşme soruları yönlendirilerek katılımcıların sanat deneyimlerine dair bilgiler sosyal ve duygusal öğrenmenin bileşenleri çerçevesinde toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen bilgiler tematik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre katılımcıların lisans eğitimleri süresince aldıkları seçmeli sanat dersleri öz farkındalık, özgüven, öz disiplin, iç huzur, iç motivasyon, sosyal farkındalık, adaptasyon, sosyalleşme gibi bireysel ve sosyal katkılar sağlamıştır. Bunun yanında akademik olarak da yeni kariyer hedefleri belirleme ve daha iyi bir üniversite hayatı geçirme konusunda katkı sağlamış olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan analizler sanatın önemli bir öğrenme aracı olduğunun altını çizmekte ve yükseköğrenim öğrencilerinin sosyal ve duygusal öğrenmelerine katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: sanat, sosyal ve duygusal öğrenme, yetişkin eğitimi, yükseköğretim, empati, iç huzur, nitel araştırma
Merve ŞEN Eğitim Bilimleri Fatma Nevra Seggie 2022
Üniversite Öğrencilerinin Çocukluk Deneyimleri ile Psikolojik Uyumlarının İlişkisinde Duygu Düzenleme ve Utançla Baş Etmenin Rolü

"Bu çalışmanın amacı, beliren yetişkinlik dönemindeki üniversite öğrencilerinin olumsuz ve olumlu çocukluk deneyimlerinin ve psikolojik sorunlarının arasındaki ilişkilerde duygu düzenleme stratejileri ve utançla baş etmenin rolünü araştırmaktır. Araştırmanın örneklemi 393 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Veri toplama araçlarını Kessler Psikolojik Sıkıntı Ölçeği, Olumsuz Çocukluk Deneyimleri Ölçeği, Olumlu Çocukluk Deneyimleri Ölçeği, Duygu Düzenleme Ölçeği, Utanç Pusulası Ölçeği oluşturmaktadır. Değişkenler arasındaki olası ilişkileri keşfetmek için yapısal eşitlik modellemesinin (SEM) yol analizi kullanılmıştır. Sonuçlar olumsuz ve olumlu çocukluk deneyimlerinin üniversite öğrencilerinin psikolojik durumları ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir (olumsuz deneyimler için β = .139, p < .05; olumlu deneyimler için β = -.104, p < .05). Ayrıca, olumsuz ve olumlu çocukluk deneyimleri, yeniden değerlendirme ve bastırma duygu düzenleme stratejileri ve utançla uyumsuz baş etme stili aracılığıyla üniversite öğrencilerinin psikolojik durumlarıyla ilişkilendirilmiştir (olumsuz deneyimler için β = .088, p < .001; olumlu deneyimler için β = -.139, p < .001. Üniversite öğrencilerine yönelik önleyici psikolojik danışmanlık müdahaleleri, olumlu duygu düzenleme ve utançla baş etme becerilerini arttırmaya yönelik eğitimler vermeye odaklanabilir. Anahtar kelimeler: Beliren yetişkinlik, üniversite öğrencileri, psikolojik sıkıntı, çocukluk deneyimleri, duygu düzenleme, utançla baş etme."
İrem SİMSAR Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Zeynep Hande Sart 2022
Kadın Girişimcilerin Mikrokredi Elde Etme ve İş Kurmadaki Öğrenme Deneyimleri

Kadınların ekonomik özgürleşmesinin yanında dünyada yoksulluğun ortadan kaldırılmasına bir çözüm olarak görülen mikrokredi programları ülkelerde yaygınlaştı. Bu programların kadınları olumlu yönde etkilediğini ve kadınların güçlenmesini desteklediğini gösteren çalışmaların yanı sıra bunun aksini iddia eden çalışmalar da bulunmaktadır. Türkiye'de girişimci kadınların kendi işini kurma sürecindeki tüm deneyimlerini yetişkin eğitimi perspektifinden inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmalar ya eğitim sürecine ya da sonrasındaki sürece odaklanmaktadır. Bu nitel araştırmanın amacı, KOSGEB'den eğitim alan ve ardından kredi desteği ile kendi işyerini açan kadınların öğrenme deneyimlerini incelemektir. Araştırma kapsamında KOSGEB kredi desteği ile kendi işini kuran 12 Lüleburgazlı kadın girişimciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın sonuçları katılımcıların KOSGEB tarafından verilen girişimcilik eğitimini çok verimli bulduklarını göstermektedir. Katılımcıların çoğu krediyi almadan önce dükkanı kiralama ve masraflarını yapma sürecinde çok sıkıntı yaşadıklarını aktarmışlardır. KOSGEB'in krediyi işletmelerin kurulmasından sonra vermesi ve bu süreçte yapılan yoğun incelemeler ve evrak işleri katılımcıları zorlamıştır. Tüm katılımcılar kendi işlerini kurduktan sonra hayatlarının olumlu yönde geliştiğini belirtmişlerdir. Kadın girişimci olma konusundaki kararlılıkları onların zorlukları aşmasını sağlamıştır. Bu süreçte ailelerinin desteği katılımcılar için oldukça önemlidir. 12 katılımcıdan 11'i süreç boyunca yaşadıkları zorluklara rağmen KOSGEB kredisine başvurmaktan pişman olmadıklarını belirtmiştir.   Anahtar Kelimeler: Mikrokredi programları, kadın girişimciler, yetişkin öğrenmesi.
Deniz İrem ERGÜNEY Eğitim Bilimleri Özlem Ünlühisarcıklı 2021
Anneliğe Geçiş Döneminde Öz-Yeterliğin Boylamsal Olarak İncelenmesi

Geçmiş araştırmalar ebeveynlik rolünde öz-yeterliğin (ÖY) ebeveynlik becerileri ve çocuğun uyumu için kritik olduğunu tutarlı bir biçimde göstermektedir (Jones & Prinz, 2005). Bu çalışma anneliğe geçiş döneminde ÖY algısının ne gibi faktörler tarafından yordandığını ilk kez anne olacak olan, gebeliğinin son üç aylık dönemindeki 113 hamile kadından oluşan bir örneklemde incelemektedir. Katılımcılardan 100’ü doğumdan sonraki dördüncü ayda takip değerlendirmesine de katılmıştır. Katılımcı anneler doğum öncesi ve sonrasında ÖY inançlarını ve depresif belirtilerini ölçekler aracılığıyla bildirmişlerdir. Ayrıca doğum öncesi dönemde algılanan sosyal destek ve hamilelikle ilişkili stres ile bebeğin özellikleri (cinsiyet ve mizaç) hakkında bilgi edinilmiştir. Çalışmanın bulguları, doğum öncesi ebeveyn ÖY’nin annelerin depresif semptomları, stress düzeyi ve hamilelikte alınan sosyal destek ile yordandığını göstermiştir. Benzer şekilde, annelerin doğum öncesi stres düzeyleri, hamilelikte aldıkları sosyal destek ve ÖY algıları ile doğum sonrasındaki depresif belirtileri doğum sonrası ÖY algılarını yordamaktadır; öte yandan bebeğin cinsiyeti ve mizacı sonuç değişkenine anlamlı bir katkı sağlamamaktadır. Ek olarak, annelerin ÖY algısı doğum öncesinden sonrasına artış göstermiştir ve bu artışı depresif belirtilerdeki değişim yordamaktadır. Bebeğin mizacı doğum sonrası depresyon ile ÖY algısı arasındaki ilişkiyi etkilememektedir. Bulgular, ilk kez anne olmuş kadınların ÖY algılarını şekillendiren duygudurum ve sosyal desteğin önemine işaret etmektedir. Sonuçların teorik ve uygulamaya dair anlamları psikolojik danışmanlık bağlamında detaylıca tartışılmaktadır.
Sedanur SORGUN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Nihal Yeniad, Bengü Börkan 2021
A preliminary adaptation of the Minnesota Counseling Inventory

Füsun AKDAĞ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Güler (Okman) Fişek 1979
English language background and academic success: a survey of the first year students at Boğaziçi University

Sylvia MOSTİÇYAN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Güler (Okman) Fişek 1979
Boyutsal tercihler ve kavram öğrenme : ilkokul ana sınıfı öğrencileri üzerinde bir araştırma

Ayşe Ilgaz CARDEN Eğitim Bilimleri 1978
The congruency between ideal and typical teacher concepts and its relation to the academic achievement and educational satisfaction of senior high school students.

Teacher characteristics and behavior traits have been of great importance to researchers studying the teacher-student interrelationship. Characteristics that would make a teacher "good" have been the major concern of teacher training programs. The relation between good teaching and student success achievement has been studied extensively. The present study too investigated the definition of an "ideal" teacher. The criterion used for this definition was the students' concept of their ideal teacher. The "ideal" teacher concept was then compared to the perception of the "typical" teacher concept of the students. The way subjects perceived their "ideal' and 'typical" teacher was determined by their ratings of a list of adjectives. This list was previously gathered by another group of students who described "ideal" and "typical" teacher. The study proceeded in several steps. First of all, the congruency between "ideal" and "typical" teacher concepts for the following groups were determined: "high achievers", "low achievers", "educationally satisfied".
Fatma Şeyma GENÇEL Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Judith Ener 1978
The effect of training for creativity on the divergent thinking abilities of a sample of Turkish ninth graders.

This research was designed (1) to test the effectiveness of a short period of creativity training on the divergent thinking abilities of a sample of Turkish ninth graders, (2) to investigate sex differences in divergent thinking abilities, and (3) to study teacher perceptions of divergent thinking abilities. The experimental group (n-20) was exposed to a training program for one hour per week for two consecutive weeks using Osborn's brainstorming technique and reloted principles. The control group (n.17) also carried out non-acad2mic activities for the same amount of time. A pre-and posttest design was employed to assess t~e effectiveness of the creativity training. The Torrance Tests of Creative Thinking- Verbal forms A and B were used. The tests were scored for the three divergent thinking abilities of fluency, flexibility and originallty. A 2 x 2 (treatment by sex) analysis of covariance was used to analyze the data. The class teacher was asked to nominate students for the three divergent thinking abilities. Teacher nominations for these abilities were correlated with the pretest scores of both cl asses. The following findings were obtained: (1) A short period of creativity training had a significant effect in increasing the three divergent thinking ability scores,of the experimental group. (2) Sex did not have a significant effect on the divergent thinking ability scores. (3) The correlations between teacher nominations and the three divergent thinking ability scores were low. The effects of training for creativity were discussed in terms of their relevance for the Turkish culture, and the feasibility of the integration of such training into the guidance periods in the high schools was considered. The lack of sex differences in divergent thinking was discussed in the context of cross-cultural findings. In relation to the results obtained on th~ teacher nominations, issues of identification of creative students and encouragement of creative abilities in students were discussed.
Nükhet DOĞAN SANDWITH Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Güler (Okman) Fişek 1978